vulnicure: Müzikal
Müzikal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzikal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2022 Perşembe

Oscar 2022 Filmleri Maratonu #6

Perşembe, Mart 17, 2022 7
Oscar 2022 Filmleri Maratonu #6

 Selamlar, nasılsınız?

Şu kadar gün kaldı, daha bilmem kaç filmim var, yetişecek mi vs. derken hele şükür izlemeyi planladığım 26 Oscar adayı filmi izlemeyi de, yorumlamayı da bitirdim. Ancak elbette asıl olay filmleri izledikten sonra başlıyor; daha tahminler, tören günü ve pek tabii tören sonrası var... Yolumuz uzun, gençliğimiz var diyelim o halde :)

Şu zamana dek hakkında görüşlerimi yazdığım filmlerin yazıları için buraya tıklayabilirsiniz. Bu yazıda yer alan 6 filmin kimini geçen sene sinemada, kimini de evde izlemiştim. O yüzden hepsini bu yazıda buluşturan ortak nokta aradan zaman geçmesi sebebiyle kimi detaylara hakim olmayışım olacak.

1 ayı biraz aşan bir süreçte 6 filmden 26 filme gelmek, bunu da genel olarak sıkılmadan yapabilmek normal şartlarda benim harcım değildi. Kendi adıma yoğun geçen bir zamanda bunu yapabildiğim için mutluyum. Yapabilmemin en büyük sebeplerinden biri burada sevgili Oytun'la Hayat'ın düzenlediği etkinlik kapsamında blog komşularımla görüşlerimizi paylaşabilmemiz oldu. Her birine değerli yorumlarıyla filmlere farklı noktalardan bakabilmemi sağladıkları için kocaman teşekkürler ediyorum. Dilerim gelecek senelerde de bu keyifli etkinliği beraber sürdürme şansımız olur. :)

15 Mart 2022 Salı

Oscar 2022 Filmleri Maratonu #5

Salı, Mart 15, 2022 10
Oscar 2022 Filmleri Maratonu #5

Merhabalar,

2022 yılının törenine aday Oscar filmlerini izlemeye ve yorumlamaya devam ediyorum. Bu süreçte görüşlerimi yazdığım filmlere dair yazıları bu linkten okuyabilirsiniz.

Bu yazıyla beraber izlemeyi planladığım bir film kalmadı, hedefimi tamamladım. Törene artık iyice yaklaşmış ve gün sayar hale gelmişken sonunda filmleri bitirebildiğim için mutluyum. Vize dönemime sarkacak diye aklım çıkıyordu, onun gazıyla olsa gerek nasıl bitireceğimi şaşırır hale geldim. Neyse ki sonu hüsranla sonuçlanmadı.

Benim izleyeceklerim bitti ancak bu son maraton yazısı değil, sırada bir tane daha var. O yazıda blogumda bu etkinliğe katılmadan önce izlediğim aday filmlerden kısaca bahsedeceğim ve böylece maraton dönemini kapatacağım.

26 Ocak 2017 Perşembe

La La Land (2016)

Perşembe, Ocak 26, 2017 9
La La Land (2016)
Yönetmen: Damien Chazelle
Senaryo: Damien Chazelle
Oyuncular: Ryan Gosling, Emma Stone, J. K. Simmons, Finn Wittrock, John Legend, Rosemarie DeWitt
Süresi: 2 saat 8 dakika
IMDb puanı: 8,7
Ülke: Amerika Birleşik Devletleri

Sanıyorum ki La La Land'i duymayan, hatta izlemeyen kalmadı. Festivallerde gösterimlerine başlandığından beri eleştirmenlerin gözdesi olan film geçtiğimiz günlerde Academy'den 13 dalda 14 adaylık alarak yıla damgasını vurmuş oldu. Ben de artık Oscar yaklaştığına göre Oscar filmleri maratonumu La La Land ile başlatmaya karar verdim. Filmi izlemediyseniz yazının devamını okumamanızı tavsiye ediyorum.

Film, Hollywood filmlerinden epey aşina olduğumuz bir konuyu ele alıyor. Daha filmin ilk dakikalarında trafikte birbirlerine uyuz olan Mia (Emma Stone) ve Sebastian'ı (Ryan Gosling) tesadüfler zinciri birkaç kez bir araya getiriyor. Mia gittiği seçmelerden sonuç alamayan oldukça bahtsız bir aktris, Sebastian ise sanatını istediği şekilde icra edemeyen bir caz piyanisti. Filmin ilk yarısı oldukça tahmin edilebilir bir şekilde ilerliyor ve izleyiciye masalsı bir aşk sunuyor. Filmin nostaljik atmosferinin ve müzikal konseptinin bu aşkı masalsı göstermede etkisi epey büyük tabii. Mia, böylece kalabalığın içindeki kişiyi bulmuş oluyor. Hikayesini oldukça basit bir konudan alan filmin olayı ise bizlerin de hayatımızda olan bir şeyi izleyicisine sunarak bitmesi. Çiftimiz birbirini çok seviyor ama ikisinin hayalleri, yapmak istedikleri şeyler doğrultusunda yapmaları gereken zor bir tercih var. Bizler de masallardaki gibi olmayan hayatlarımızda tercih yapmak, bir şeyden vazgeçmek zorunda kalmıyor muyuz? Filmde ise her ikisi de hayallerinin peşinden gitmeyi tercih ediyor ve biz masallardaki gibi sonlanacağını beklerken bir nevi ters köşeye uğruyoruz. İlk söyleyeceğim şey, filmin sonundaki inanılmaz güzel hayaller sahnesi. Birlikte kalsalardı hayatları nasıl olacaktı sorusunun cevabını seyirciye sunulabilecek her açıdan en başarılı şekilde izliyoruz. Ben o sahneyi izlerken çok etkilendim. Bir tercih yaptıktan sonra acaba diğer seçeneği tercih etseydik nasıl olurdu görebilsek keşke :)

İkinci olarak değineceğim şeye filmin hayranları kızabilir ama ben filmin bu kadar göklere çıkarılmasını biraz abartı buldum doğrusu. En çok da En İyi Özgün Senaryo dalında Academy Ödülü adayı olması bana saçma geldi. Filmi beğendim, birazdan beğendiğim şeylere de değineceğim zaten, ancak sonuçta filmin hikayesi çok klasik bir hikaye ve sonunun acı tatlı olması filmi beğenmiş olmama rağmen benim gözümde zirvelere taşıyamadı.

Buna rağmen La La Land'i izlerken çok keyif aldım. Zaten filmin vaat ettiği de buydu. Yukarıda da bahsettiğim gibi nostaljik bir atmosferi var, hatta öyle ki akıllı telefonlar vs. olmasa dönem filmi derim. Görüntü yönetimi gerçekten bahsedildiği kadar var, bu yüzden filmi mutlaka sinemada izlemek gerek. Renklerin birbiriyle uyumu, sahnelerin duruşu çok güzel. Filmi rastgele bir yerinde durdursanız çok hoş bir kareyle karşılaşacağınıza eminim. Ryan ve Emma da çift olarak birbirleriyle en az renkler kadar uyumlu, ikisi de rollerini gerektiği gibi oynamışlar. Bu arada küçük bir not: IMDb'ye göre Mia rolü ilk önce Emma Watson'a teklif edilmiş ama kendisi mart ayında vizyona girecek Beauty and the Beast filmi için rolü reddetmiş, Ryan Gosling ise Sebastian rolü için kendisine gelen Beaty and the Beast teklifini reddetmiş. Filmin başarısına bakınca Emma Watson ne kadar doğru bir tercih yapmış tartışılır ama iyi ki reddetmiş bence. Emma Stone, filmde Mia karakterini adeta yaşıyordu.

Filmde bana en çok keyif veren şeyse caz ve sinemanın kullanımıydı. Caz değil de başka bir müzik türü özel olarak ele alınsa bu kadar keyif vermezdi herhalde :) La La Land, şu anda En İyi Özgün Şarkı dalında iki adaylığı olan bir müzikal, zaten müzikler tek kelimeyle büyüleyiciydi.

Hem görsel hem müzikal açıdan şölen gibi gelecek; klişelerle ilerleyen, sıcak ve keyifli bir hikayeye sahip olan bir film La La Land. Yine de abartılmış olduğunu düşünüyorum, bu yüzden biraz ikilemdeyim. Şu an için 10 üzerinden 8 diyorum :)

27 Mart 2015 Cuma

God Help The Girl (2014)

Cuma, Mart 27, 2015 0
God Help The Girl (2014)
Türü: Dram, müzikal, romantizm
Yönetmen: Stuart Murdoch
Oyuncular: Emily Browning, Olly Alexander, Hannah Murray, Pierre Boulanger
Gösterim tarihi: 22 Ağustos 2014
Süresi: 111 dakika
IMDb Puanı: 6,4
Ülke: İngiltere


FRAGMAN:



KONUSU:

Belle & Sebastian müzik grubunun üyesi Stuart Murdoch'un yönettiği film, Eve isimli genç bir kadının kişisel problemlerinden arınmak ve hayatını düzene koymak için müziğe sığınmasını ele alıyor. İskoçya'nın Glasgow kentinde geçen hikayede, genç Eve geçirdiği ağır ruhsal problemler ve depresyonlar nedeniyle hastanede tedavi altına alınmıştır. Burada terapi görmekte olan Eve, günlük problemlerini aşmak için besteler yapmaya başlar. Müzikle bütünleşmesi tedavi sürecini hızlandırır ve nihayetinde taburcu edilir. Hastaneden çıktıktan sonra müzikle ilgilenmeye devam eder ve James ve Cassie ile tanışacağı şehre giderek yeni bir maceraya atılır. (alıntıdır)