vulnicure: Oscar
Oscar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oscar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2024 Pazartesi

Oscar 2024 Filmleri Maratonu #1

Pazartesi, Şubat 26, 2024 3
Oscar 2024 Filmleri Maratonu #1


Herkese merhaba!

Oscar Ödülleri'ne iki hafta kala burada yapmaktan çok keyif aldığım bir blog dünyası geleneğini kendi blogumda diriltmek istedim: Oscar Maratonu.


Aslında ben filmleri izlemeye başlayalı epey zaman oldu ancak buraya taşımak için biraz geç kaldım, şimdi törene kısa süre kala izlenecek beş filmle maratonun sona yaklaşıyorum. Bu sene listemi geçen yıllara göre biraz daralttım; Görsel Efektler, Saç ve Makyaj gibi teknik kategorilerde ilgimi çekmeyen filmleri izleme listeme almadım. 


Bu sene izlenecekler listem şu şekilde:


1) American Fiction

2) Anatomy of a Fall

3) Barbie

4) The Holdovers

5) Killers of the Flower Moon

6) Maestro

7) Oppenheimer

8) Past Lives

9) Poor Things

10) The Zone of Interest

11) Rustin

12) Nyad

13) The Color Purple

14) May December

15) El Conde

16) Napoleon

17) Io Capitano

18) Perfect Days

19) Society of the Snow

20) The Teachers' Lounge

21) The Boy and the Heron

22) Elemental

23) Nimona

24) Spider-Man: Across the Spider-Verse

25) Robot Dreams

26) The Wonderful Story of Henry Sugar

13 Mart 2023 Pazartesi

Oscar'ın Ardından

Pazartesi, Mart 13, 2023 13
Oscar'ın Ardından

Uykusuz bir gece ve hatta gündüzün ardından, sonunda bitti, olaysız dağıldığımız keyifli bir törenle birlikte Oscar sezonunu kapattık.


Jimmy Kimmel'in sunduğu tören, kendininin saçtığı kötü enerji ve 5 ay önce Twitter'da çok daha orijinal versiyonlarını okuduğumuz esprileriyle doluydu. Kimmel'ın bayat şakaları yüzünden kazananların ödül konuşmalarının şak diye kesilmesi mi dersiniz, Malala'ya Cocaine Bear şakası yapması mı dersiniz, her türlü gereksiz hareket vardı. Ama haklarını yememek gerek, geçen seneden ders almışlar. Şaka dozajında sahiden düşüklük vardı, olan şakalar da beklenen tarzdaydı. Ödülü takdim eden ünlülerimiz gayet formlarındalardı, onlara diyecek lafım yok. Birçoğunu görmek beni mutlu etti. Törenin kazasız belasız geçmesinin en büyük sebebi de bu sempatik, modu yüksek ünlülerimizdi sahiden.

Performanslar ise ünlülerin genel modunun aksine sönük ve sıkıcıydı. Lady Gaga'nın "kişisel şarkı" moduna girip kot ve tişörtle sergilediği Hold My Hand performansı, bana Joanne dönemi travması yaşattı adeta. Çok sevdiğim David Byrne'ün performansından bile keyif alamadım.

Bu arada söylemeden edemeyeceğim, En İyi Film kategorisinde adaylığı bulunan Triangle of Sadness filminin hayatını kaybeden yıldızı Charlbi Dean’in törenin “anısına” kısmında adının geçmemesi beni çok üzdü.



Artık tahminlerime geçeyim. Öncelikle tahmin yazımı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Bu sene 19 kategoride tahminlerde bulunmuşum. 11 tanesi tam tutmuş, 2 tanesinde yarı yarıya kalıp emin olamamışım. En fazla fireyi korktuğum yerden yani teknik kategorilerden vermişim.

Bu sene bir değişiklik yapıp tutturamadıklarımla başlayayım. Tören öncesinin gidişatını da göz önünde bulundurarak Özgün Müzik'i Babylon ile Justin Hurwitz'in garantilediğini düşünüyordum, ödülü All Quiet on the Western Front ile Volker Bertelmann aldı. All Quiet on the Western Front'un müzikleri filmin en güçlü yanlarındandı, kabul, ama Babylon'un müzikleri çok başkaydı yahu. Prodüksiyon Tasarımı için de favorim ve beklentim Babylon'du ama Netflix'imizin savaş filmi sağ olsun Babylon'a nefes aldırmadı, burada da ödül All Quiet on the Western Front'un oldu. Babylon güçlü olduğu tek tük kategorileri bile alamadı, yazık oldu. Sonuç olarak ne eleştirmenlerden, ne seyirciden, ne de Oscar'dan geri dönüş alamadı film. 

Kostüm ve Makyaj-Saç kategorilerinin her ikisinden de emin değildim, tahmin yazımda çok zorlandım demiştim. İkisini de tutturamadım. Kostüm'ü Black Panther: Wakanda Forever, Makyaj-Saç'ı ise The Whale aldı. Elvis'in çok iddialı olduğu bu kategorilerde eli boş dönmesi beni şaşırttı.

Özgün Senaryo'yu The Banshees of Inisherin'e vermezseniz ayıp edersiniz demiştim, ettiler ya! Yardımcı Kadın Oyuncu kategorisini ise Angela Bassett ve Kerry Condon'ın mücadelesi olarak görürken ödül Jamie Lee Curtis'in oldu. Bu iki ödülle beraber Everything Everywhere All at Once'ın geceye benim beklediğimin çok daha üstünde biçimde damga vuracağını anlamış oldum ben de. Jamie Lee Curtis'i çok sevsem de bu seneki performansını ödül almayı geçtim adaylık için bile yeterli bulmamıştım, diğer adayları daha çok istiyordum.


Doğru tahmin ettiklerimle devam edelim. Özgün Şarkı'yı Naatu Naatu ile RRR'ın alacağı bariz belliydi, öyle de oldu. Özgün Şarkı bu sene inanılmaz zayıf ve unutulmaya müsait işlerle doluydu, RRR'ın alması iyi oldu.

Görsel Efekt'i Avatar: The Way of Water, Ses'i ise Top Gun: Maverick aldı, sonuna kadar hak ettiler. 2022'nin en yüksek hasılat yapan ikilisi tek ödülle evlerine döndü ve her iki filmin de başını çeken ismi törene gelmedi. Avatar Yönetmenlik'te aday olmadığı için James Cameron'ın, kendisine adaylık verilmediği için de Tom Cruise'un bir tık bozuk olduğu düşünülüyor tabii.

Sinematografi'nin bariz biçimde öne çıkan ismi All Quiet on the Western Front burayı da kazandı. Eh, törende 9 adaylığı bulunan All Quiet on the Western Front'un Uluslararası Film'i başkalarına kaptırma ihtimali yoktu tabii, nitekim öyle de oldu. Animasyon da yine beklediğim gibi Guillermo del Toro's Pinocchio'ya gitti. Uyarlama Senaryo'nun Women Talking'e gideceğinden emindim, o da ödülü aldı.

Gelelim Everything Everywhere All at Once'ın törende adeta rezerve ettiği kategorilere. Film Kurgusu, Yardımcı Erkek Oyuncu, Yönetmen ve En İyi Film kategorilerinin hepsi beklediğim şekilde Everything Everywhere All at Once'ın oldu. Ke Huy Quan'ın ödül konuşması ve Harrison Ford başta olmak üzere diğer ünlülerle etkileşimleri her zamanki gibi çok güzeldi. 


Şimdi, son olarak yarı yarıya tutturabildiğim kategorilere gelelim. Erkek Oyuncu'da uzun bir süre Austin Butler'ın kazanan kişi olacağını düşündüm, Oscar bu tarz biyografi filmlerini ve kendini rolüne adayan metot oyuncularını genelde eve eli boş göndermiyordu sonuçta. Ama sonradan bir The Whale rüzgarı esti ki bu filmde Akademi'nin bir diğer zaafı olan rol için kilo alımı, protez makyaj kullanımı, artı bir de sektörün Brendan Fraser'a vefa borcu vardı. İyice kafamı karıştırdı bu durum, her ikisi de alabilir dedim. Ama tören gecesinde Makyaj-Saç The Whale'e gidince oyunculuk kategorisinin de Whale'e gideceğine neredeyse emin oldum. Brendan Fraser'a hayırlı olsun, ben zaten Austin Butler'ın kazanmasını hiç istemiyordum.

Ve sırada gecenin en olaylı kategorisi Kadın Oyuncu var. Bu kategori zaten bariz bir şekilde Cate Blanchett ve Michelle Yeoh'un yarışıydı ancak ortada ciddi bir dilemma vardı: Oyuncuların her ikisi de çok zıt tarzda filmlerde çok zıt roller oynuyorlar ve müthiş bir iş ortaya koyuyorlardı. Buna ek olarak Cate 2 kez Oscar kazanmıştı ama ortada kariyerinin en iyi performansı vardı ama Michelle Yeoh'un kazanması hem Asyalılar hem de beyaz olmayan kadınlar için apayrı anlamlı olacaktı, tarihe geçecekti. İki tarafın neferleri sezon boyunca birbirini yedi durdu. Sonuç olarak ödülü Michelle Yeoh kucakladı ve tarih yazdı. Keşke Cate Blanchett bu kadar güçlü bir rakibin olmadığı başka bir seneye denk gelseydi de bu performansı taçlandırılsaydı demeden edemedim ama Michelle için o kadar mutluyum ki hiç sorun değil benim için. Konuşması da çok güzeldi, duygulandırdı beni. 


Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse, ben her ödülün aynı 1-2 isme verildiği törenleri sevmiyorum sanırım. Bu sebeple Everything Everywhere All at Once ve All Quiet on the Western Front'un geceyi kilitlemiş olması gerçeğini çok sevemedim. Ama... Everything Everywhere All at Once'ın hakkını yedirmem. Ne derseniz deyin, bu film insanları ve film sektörünü olumlu anlamda etkiledi. Danieller bu seneye damga vurdu, popüler bir aksiyon filminin orijinal olabileceğini ve bunun hem seyirciler hem de eleştirmenler nezdinde karşılık bulabileceğini gösterdiler. Kimse filmi sevmek, beğenmek zorunda değil. Öyle olsaydı zaten bu hayatta fikirlerin, düşüncelerin bir anlamı kalmazdı. Ama bir filmi beğenmeyince insanların lobiymiş, SJW'ymiş, Asyalılara yaranmakmış şeklinde komplo teorisyenliğine soyunmasını hiç anlayamıyorum, çok da kızıyorum. 

Bunun dışında The Banshees of Inisherin'in o kadar adaylıktan birini bile kazanamamasına çok üzüldüm. Senenin belki de en iyi işinin sezon sonunda hak ettiği şekilde taçlanması gerekiyordu diye düşünüyorum. Tár ve Elvis'in eli boş dönmesine de çok şaşırdım. Elvis benim sezon favorilerimden değildi ama biyografiler Oscar'ın hep favorileri olmuştur, bir de ortada böylesine büyük prodüksiyonlu bir iş olunca Elvis'in ortalığı dağıtanların arasında olacağını düşünmüştüm ama hiç de öyle olmadı. Austin Butler 2-3 senesini Elvis rolüne verdikten sonra şu an ne hissediyordur inanın çok merak ediyorum.


Evet, böylece bir ödül sezonunu daha kapatmış bulunuyoruz. Gelecek yıllarda da hep birlikte oluruz umarım. Ben Oscar'ıydı yorumuydu derken şu birkaç haftada sahiden çok yoruldum, önümüzdeki 1-2 gün içerisinde son BCP yazısını paylaştıktan sonra izninizle kısa bir izne çıkıyorum. Hem dinleneceğim, hem derslerimde eksiklerimi tamamlayacağım, hem de sizlerin bu süreçte paylaştığı ve benim okuyamadığım yazılarınızı okuyacağım. Döndüğümde buralarda yeni bir şeyler olacak. 

Umarım en kısa zamanda görüşürüz!

11 Mart 2023 Cumartesi

2023 Oscar Tahminleri

Cumartesi, Mart 11, 2023 11
2023 Oscar Tahminleri

 Selamlar!

95. Akademi Ödülleri Türkiye'ye göre 13 Mart gecesi yayınlanacak. Ben de törene 1-2 gün kala filmleri ve yorumlarını geride bıraktım, sırada tahminlerim var. Film yorumlarımı okumak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

 Öncelikle TRT bu sene töreni yayınlamayacakmış. Hoş, yayınlasalar da ben oradan izlemezdim zaten. Bir de töreni Hollywood'un en sevmediğim isimlerinden Jimmy Kimmell sunuyormuş. Kendisi olaylı La La Land-Moonlight töreninin de sunucusuydu ve bu büyük rezilliği olabilecek en kötü şekilde yönetmişti. Bu sene teklifi kabul etmesinin tek sebebi aklına gelen 1001 Will Smith ve tokat şakasıdır diye düşünüyorum. Umarım törenin başında şu tokat muhabbetini yapıp rahatlarlar da bir daha duymayız, artık o kadar sıkıldım ki.

Tahminlerime geçeyim.


EN İYİ FİLM: Bu kategoriyi Everything Everywhere All at Once ve The Banshees of Inisherin'in mücadelesi olarak görüyorum ancak heykeli eve EEAAO götürür diye düşünüyorum. Özellikle EEAAO sahiden çok güçlü bir aday olduğu için geçen seneki CODA sürprizi gibi bir vaka yaşayacağımızı zannetmiyorum, öyle bir şey olursa da Top Gun: Maverick o atağı yapan olur sanki.

EN İYİ YÖNETMEN: Everything Everywhere All at Once'ın yönetmenleri Daniel Scheinert ve Daniel Kwan'a şimdiden hayırlı olsun diyebiliriz sanırım. Benim gönlümden The Banshees of Inisherin'in yönetmeni Martin McDonagh da geçiyor aslında ama Danieller'in ödülü kucaklaması beni mutlu eder.

EN İYİ KADIN OYUNCU: Geldik yılın en çekişmeli, en olaylı kategorisine. Buranın yol açtığı dramaya ödül sonrası yazımda değineceğim ama şimdilik bu kıyasıya yarışın Cate Blanchett ve Michelle Yeoh arasında olduğunu söylemek yeterli olur. Her ikisinin de ödülü almasını canıgönülden istiyorum ama gönlüm yılın en vurucu performanslarından birini sergileyen Cate'in yanında gibi. Bu ikiliden kim alırsa alsın kadın kazandı diyeceğim.

EN İYİ ERKEK OYUNCU: İyi ve hepsi birbirinden farklı tarzda performanslarla dolu zor bir kategori. Ben burada Joker hakkımı kullanarak Austin Butler demek istiyorum ancak Brendan Fraser'ın da çok güçlü bir aday olduğunu söylemek lazım. Açıkçası bu kategoride özellikle gönlümden geçen kimse yok, kim alırsa tamamım. Benim için Butler dışında herkes çok iyiydi ama Butler'ın da rolüne tam gittiğini ve tam bir Oscar performansı sergilediğini kabul ediyorum.

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU: Kerry Condon ve Angela Bassett'in arasında sıkı bir mücadelenin olduğu bir kategori. Ben Angela Bassett’in ödülü alacağını düşünüyorum ama gönlümden Stephanie Hsu geçiyor. 

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU: Bu kategoride hem kazanmasını beklediğim hem de istediğim aday Ke Huy Quan. Kendisi bize unutulmaz bir performans izletti, ödül konuşması için şimdiden sabırsızlanıyorum. O olmazsa Barry Keoghan'ın ödülü kucakladığını görmek isterim ama Barry'nin önü çok açık, daha nice yıllar onu bu listelerde görürüz gibi geliyor.

EN İYİ ÖZGÜN SENARYO: Bu ödülü The Banshees of Inisherin'e vermezseniz ayıp edersiniz, Eyyy Akademi Üyeleri! Triangle of Sadness da benim istemediğim beklenmedik bir hamleyi yapabilir ancak çok zannetmiyorum, Inisherin burayı sırtlar.

EN İYİ UYARLAMA SENARYO: Bana sorarsanız Living'e hemen takdim edilmeli bu ödül ama şansı pek yüksek gözükmüyor maalesef. Women Talking alır gibi.

EN İYİ SİNEMATOGRAFİ: All Quiet on the Western Front bu kategorinin yıldızı ama Elvis'i de yedek tahmin olarak bırakıyorum.

EN İYİ ANİMASYON FİLMİ: Guillermo del Toro's Pinocchio'nun alacağı kesin gibi. Benim gönlümden Puss in Boots: The Last Wish geçiyor, o da bize sürpriz yapabilir.

EN İYİ ULUSLARARASI FİLM: Bu kategoride adayların hepsi çok iyi filmler olsa da ödül konusunda All Quiet on the Western Front haricinde pek güçlü işler yok, bu sebeple törende 9 adaylığı bulunan All Quiet on the Western Front'a hayırlı olsun diyebiliriz. Benim gönlümün kazananı ise The Quiet Girl.

EN İYİ FİLM KURGUSU: Everything Everywhere All at Once'ın alacağını ama Top Gun: Maverick'in de şansının olduğunu düşünüyorum. Gönlümden tabii ki EEAAO geçiyor.

EN İYİ PRODÜKSİYON TASARIMI: Sezonda pek çok kategoride görmezden gelinen Babylon bu ödülün kazananı olur diye tahmin ediyorum. Elvis de beklenmedik bir atak yapabilir.

EN İYİ KOSTÜM TASARIMI - EN İYİ MAKYAJ VE SAÇ TASARIMI: Bu kategoriler beni bu sefer çok zorladı; hiç emin olmayarak Kostüm için Elvis, Makyaj-Saç için ise All Quiet on the Western Front diyorum. 

EN İYİ GÖRSEL EFEKT - EN İYİ SES: Görsel Efekt için Avatar: The Way of Water'dan emin gibiyim. Ses'i ise Top Gun: Maverick'in alacağını düşünüyorum.

EN İYİ ÖZGÜN MÜZİK - EN İYİ ÖZGÜN ŞARKI: Özgün Müzik'te Babylon ile Justin Hurwitz ödülü sırtlar gibi. Özgün Şarkı'yı ise RRR'da çalan Naatu Naatu'nun alacağına eminim.


Benden şimdilik bu kadar! Tören sonrasında tekrar görüşmek dileğiyle! :)

10 Mart 2023 Cuma

Oscar 2023 Filmleri Maratonu #6

Cuma, Mart 10, 2023 6
Oscar 2023 Filmleri Maratonu #6

 Merhabalar, nasılsınız?

Yetişecek mi acaba diye diye sonunda bir Oscar Maratonu'nu daha tamamladım. Bu sene geçen seneden daha fazla filmi çok daha kısa bir sürede izledim. Şu zamana dek hakkında görüşlerimi yazdığım filmlerin yazıları için buraya tıklayabilirsiniz. Bu yazıyla beraber film yorumlarım bitecek ancak son bir tahmin yazım kaldı, onu da yayına koyduktan sonra artık tamamen tören havasına girebilirim :)

Bu serüvende izlemeyi planladığım 33 filmden sadece 1 tanesini izleyemedim, o da internette çok konuşulan Tollywood filmi RRR. Belki karşınıza çıkmıştır, aslında film Netflix’te var. Ben adaylıklar açıklandığında filmin adını Özgün Şarkı kategorisinde görünce normalde o kategorideki filmleri özellikle izlemiyor olmama rağmen RRR'ı izlenecekler listeme aldım. Süresi uzun olduğu ve Netflix'te bulunduğu için de izleme sıramda sona bıraktım. Dün gece artık sıra bu filme gelince izlemeye başladım ancak ses-görüntü senkronizasyonunda bir sıkıntı olduğunu fark ettim. Başta benim cihazımdan ya da internet bağlantımdan kaynaklıdır diye düşündüm ancak yok, ben Hintçe dil seçeneğini seçmeme rağmen çok bariz bir dublaj vardı filmde. Ben de live action filmleri kesinlikle dublajlı izleyemiyorum, zaten bu şekilde dublajlarda yönetmenin vizyonundan ve oyuncuların performansından farklı bir iş ortaya çıktığını düşündüğüm için o uyumsuzluk rahatsızlık vermese bile kendim tercih etmiyorum. Hemen internete bakındım; meğer Netflix bu filmin Hintçe ve İngilizce başta olmak üzere Türkçenin de dahil olduğu birkaç dildeki yayın hakkını almış ancak filmin orijinal dili -altını çiziyorum, orijinal dili- olan Teluguca haklarını satın almamış! Onlar satın almayınca da ZEE5 adlı Hindistan çıkışlı bir streaming platformu filmin Teluguca başta olmak üzere Hindistan'da yaygın birkaç dildeki haklarını satın almış. Netflix filmin özellikle ABD'de çok sevilen global bir hit olacağını ön görememiş tabii. Neyse, biraz sinirlendim ama ZEE5'ta yer alan versiyonunu internetten bulur, İngilizce altyazıyla izlerim dedim kendi kendime. Bilin bakalım bu sefer ne oldu? Filmin orijinal versiyonu Teluguca olsa da konu edindiği dönem sebebiyle tamamen İngilizce konuşulan bazı sahneler yer alıyormuş, ZEE5 da bu sahnelerin üstüne Teluguca dublaj geçmiş. Uzun lafın kısası, filmin yayınlanmasının üzerinden 1 sene geçmesine ve film hit olmasına rağmen orijinal versiyonuyla internette bulmak mümkün değil. Tek yolu sinemalarda arada olan özel gösterimlerine gitmek ki bu da Türkiye sınırları içerisinde en azından şu an için mümkün değil. Zaten burada hiçbir gösterimi de yapılmadı. Bu vesileyle alın filminizi başınıza çalın, zaten siz de bana mı kalmıştınız nidalarıyla bir tık -peki peki, birkaç tık- sinirlenerek Oscar Maratonu serüvenimi sonlandırdım. Filmin yönetmeni de bu konuda benim kızgınlığıma katılıyormuş, okumak isteyenler olursa buraya tıklayabilir.

Her neyse, güzel şeylere odaklanalım :) Biraz olsun kafa dağıtmak için giriştiğim bu süreçte gerek yorumlarıyla gerekse yazı şeklinde katılımlarıyla bana eşlik eden herkese kocaman teşekkürlerimi ve sevgilerimi gönderiyorum. Dilerim önümüzdeki senelerde çok daha huzurlu, mutlu, sağlıklı günlerde bu etkinliği birlikte devam ettirme şansımız olur.

9 Mart 2023 Perşembe

Oscar 2023 Filmleri Maratonu #5

Perşembe, Mart 09, 2023 6
Oscar 2023 Filmleri Maratonu #5

 Merhabalar!

2023 Oscar Ödülleri'ne aday filmleri izlemeye ve kısaca fikirlerimi yazmaya devam ediyorum. Önceki yorumlarımı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Törene sayılı günler kala izlemeyi planladığım son 2 filmle maratonda koşturmaya devam ediyorum. İnsan film izlemekten de yorulabiliyormuş ama az kaldı, çok az kaldı. Bir aksilik olmazsa bunun dışında son bir maraton yazısı yazarak film yorumlarımı tamamlayacağım.

7 Mart 2023 Salı

Oscar 2023 Filmleri Maratonu #4

Salı, Mart 07, 2023 9
Oscar 2023 Filmleri Maratonu #4

 Merhabalar,

2023 Oscar Ödülleri'ne aday filmleri izlemeye ve kısaca fikirlerimi yazmaya devam ediyorum. Önceki yorumlarımı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Tören için artık son düzlükteyiz, benimse izlemeyi planladığım 7 film daha var. Kalanlar konusunda daha keyfi davranabilirim diye düşünüyorum ama kısa sürede buraya kadar gelmişken hepsini izlemeye çalışacağım sanki. Bana şans dileyin :)

1 Mart 2023 Çarşamba

Oscar 2023 Filmleri Maratonu #3

Çarşamba, Mart 01, 2023 17
Oscar 2023 Filmleri Maratonu #3

 Merhabalar,

2023 Oscar Ödülleri'ne aday filmleri izlemeye ve kısaca fikirlerimi yazmaya devam ediyorum. Önceki yorumlarımı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Bugün resmen Oscar ayına girdik. Törene 11 gün kaldı, benimse izleyecek 14 filmim daha var. Genel olarak önemli adaylıkları ve süresi uzun olanların hepsini izledim ama yine de kalanları yetiştirebilecek miyim sahiden çok merak ediyorum. Yetiştirebilirsem önümüzdeki günlerde burada bol bol Oscar yazısı göreceksiniz, umarım sıkılmazsınız :)

25 Şubat 2023 Cumartesi

Oscar 2023 Filmleri Maratonu #2

Cumartesi, Şubat 25, 2023 12
Oscar 2023 Filmleri Maratonu #2

 Merhabalar,

Geçenlerde bu yazıda 2023 Oscar filmlerini izlemeye giriştiğimi ve katılmak isteyenleri beklediğimi söylemiştim. Filmleri izledikçe yorumlarımı burada paylaşacağım.

Geçen sene bu işe kalkıştığımda önümde çok uzun bir zaman dilimi vardı, bu sene öyle bir şansım olmadı. Hem izlemek hem yorumlamak fazla uzun zaman alıyor, bu sebeple görüşlerimi hep çok kısa tutacağım. Nereye kadar izleyebilirim hiçbir fikrim yok, elimden ne gelirse artık.

20 Şubat 2023 Pazartesi

Oscar 2023 Filmleri Maratonu #1

Pazartesi, Şubat 20, 2023 20
Oscar 2023 Filmleri Maratonu #1


Oscar sezonu açıldı. Aslında açılalı çok oldu da, ben sınavlardan bir türlü buraya taşıyamadım. Sonra malum; ülke olarak kendimizi çok acı bir sürecin ortasında bulduk, hiçbirimizin ne filmle ne de başka bir şeyle ilgilenecek hâli kalmadı. Geçen sene çok değerli Oytunla Hayat keyifli bir Oscar adayı filmleri izleme etkinliği düzenlemişti, ben de bu zor günlerde kafa dağıtmak isteyenler olursa diye bu sene bu etkinliği düzenlemek istedim.

Oscar Ödülleri bu yıl 13 Mart'ta düzenlenecek, yani 1 aydan az zaman var. Katılmak isteyenlerin aday olan her filmi izleme şartı yok. İster tek film izleyin, ister 30 film izleyin, isterseniz törenden 1 gün önce şu kazansın bu kazansın diye bir liste yapın, hiç fark etmez. Yazacaklarınızın Oscar ile alakası olması yeterli. Sonuçta amacımız kafa dağıtmak, kısa süreliğine de olsa kendimizi başka dünyalarda bulmak. Tüm adayların listesine bu linkten ulaşabilirsiniz.

Ben 1 ay kadar önce adaylar açıklandığında kendime yazının devamında paylaştığım bir izlenecekler listesi hazırlamıştım ama artık oradaki tüm filmleri izlemeye zamanım yok çünkü 33 filmden sadece 9 tanesini izleyebildim. Kalan süreçte kendimi zorlamayacağım, canım ne kadarını izlemek isterse ve ne kadarına zaman ayırabilirsem o kadarını izleyip burada geçen seneki gibi kısa yorumlarımı paylaşacağım. Ucundan kıyısından bana katılmak isteyen herkesi beklerim, şimdiden iyi seyirler :)

28 Mart 2022 Pazartesi

Oscar Ödülleri, Tokatlar ve Hakkı Yenenler

Pazartesi, Mart 28, 2022 13
Oscar Ödülleri, Tokatlar ve Hakkı Yenenler

Böyle başlayan gece pek böyle bitmedi :)

Aman aman, nasıl bir geceydi bu! 2017'de düzenlenen törendeki malum La La Land-Moonlight olayına sebebiyet verenler bu gece huzurlu bir uyku çeksin, artık Oscar denince akla gelen ilk rezillik bu olay olmayacak.

Önce ödülü alacağını tahmin ettiğim ve almalarını tüm kalbimle istediğim isimlerle başlayalım. Yardımcı Oyuncu kategorilerinde Ariana DeBose ve Troy Kotsur hem eleştirmenlerin hem de seyircilerin favorisiydi, beklenen oldu. Her ikisini de canıgönülden tebrik ediyorum. Ariana beyaz olmayan queer bir kadın oyuncu olarak, Troy ise işitme engelli bir erkek oyuncu olarak ödülleriyle tarihe geçtiler. Her ikisinin de teşekkür konuşmaları duygu doluydu, izlemeyenler mutlaka izlemeli. Gecenin en huzurlu ve mutlu sahneleri de bunlardı zaten, keşke sadece bu isimleri konuşsaydık.

24 Mart 2022 Perşembe

Oscar Tahminleri

Perşembe, Mart 24, 2022 13
Oscar Tahminleri
Etkinliğe katılan tüm blog komşularımla temsili fotoğrafımızdır :)

 Selamlar!

Malumunuz bu pazar, bize göre ise pazartesi gününün erken saatlerinde 94. Akademi Ödülleri düzenlenecek. Biz de buralarda birkaç blog olarak elimizden geldiğince aday filmleri izledik, yorumladık. (Benim film yorumlarıma gitmek için buraya tıklayabilirsiniz.) İşin yorumlama kısmı bitti, artık son düzlüğe girerken sırada tahminlerimiz var. Tahminler hiçbir zaman benim güçlü olduğum kısım olmamıştır, hatta genelde tüm filmleri izlemediğim için ilgimi de pek çekmez. Birkaç kategoride çok istediğim adaylıklara taraftar olurum en fazla, kalanını tören yapılana dek çok düşünmem. Bu sene bir değişiklik yaptım ve etkinlikteki diğer arkadaşlarımla beraber tahminlere katılmaya karar verdim. Çok isabetli olmalarını beklemiyorum ancak maksat eğlenmek olsun. 


EN İYİ FİLM: En emin olamadığım kategorilerden biri bu çünkü 10 filmin biri bile çok güçlü bir şekilde öne çıkmıyor. The Power of the Dog'un almasını bekliyorum ama Belfast da bir sürpriz yapabilir gibi hissediyorum. Benim gönlümden geçen isim ise West Side Story.

EN İYİ YÖNETMEN: Zor bir kategori ama ben Jane Campion diyorum. Steven Spielberg ile ikisi benim gözümde çok yakın ama prestijli ödüller hep Jane Campion'a gitmiş, bu sebepten kendisinin şansını daha yüksek görüyorum.

EN İYİ KADIN OYUNCU: En çekişmeli kategorilerden. Ya Jessica Chastain'in ya da Kristen Stewart'ın heykelciği evine götüreceğini düşünüyorum, gönlümden geçen isimler de bu ikisi. Ancak illa bir isim söylemem gerekirse bahsimi Kristen'dan yana kullanıyorum.

EN İYİ ERKEK OYUNCU: Bu kategorinin tartışmasız favorisi Will Smith, kazanacağı kesin gibi. Ben de performansını çok beğenerek izledim ve tarafsız bakınca onu söylemem gerekiyor ama gönlüm başından beri Andrew Garfield'dan yana olduğu için kaybedeceğimi bile bile bahsimde Andrew'a torpil geçmek istiyorum :)

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU: Müthiş bir kategori daha. Kim alsa onun adına sevinir ve hak etti derim ancak tahminim Ariana DeBose'un kazanan olacağı yönünde. Yedek isim olarak da Judi Dench'i düşünüyorum.

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU: Kalbim de aklım da Troy Kotsur ismini fısıldıyor bu kategoride. Tahminlerim genelde tutmaz dedim ama bu ismin kazanacağına olan inancım tam.

EN İYİ ÖZGÜN SENARYO: Deep'in tahmin yazısında bahsettiği Amerikan sinema sektörünün yaşadığı tıkanıklık durumunu en iyi hissettiren, sıkıntılı bir kategori bu. Benim düşüncem 5 aday film arasında en çok hak edenin The Worst Person in the World olduğu ama kazanma şansının düşük olduğu yönünde. Diğer kategorilerde bir atak yapmazsa Belfast'ın bu kategoride kazanan olacağını düşünüyorum, yaparsa belki bir umut benim favorim olan filme gider heykelcik.

EN İYİ UYARLAMA SENARYO: Özgün Senaryo kategorisine kıyasla çok daha çekişmeli bu kategoride kazananı tahmin etmek güç. Benim istediğim isim Drive My Car ancak tahminim The Power of the Dog. Ancak aday 5 filmin hangisi kazansa hak ettiğini düşünürüm, hepsi başarılı uyarlamalardı.

EN İYİ SİNEMATOGRAFİ: Zor bir kategori daha. The Power of the Dog ve West Side Story arasındayım ancak ilk filmin şansını daha yüksek görüyorum. Belki bir ihtimal Power of the Dog diğer kategorilerde döktürürse burası West Side Story'ye gidebilir. The Tragedy of Macbeth de sinematografisiyle adeta şov yaptı ancak şansı düşük. 

EN İYİ ULUSLARARASI FİLM: Lunana'yı izlemediğimi belirterek başlamak istiyorum ama sinemaseverler arasında çok da bahsi geçmediği için kazanma şansı olan filmlerden olarak görmüyorum şimdilik. Bu kategorinin kazananı ise üstüne çok düşünmeye gerek kalmadan Drive My Car gibi gözüküyor. Ah The Worst Person in the World, neden bu kadar güçlü bir adayla aynı yıla denk geldin? :( Adaylıklarda harcandı resmen mis gibi film.

EN İYİ ANİMASYON: Bu kategoride Encanto ve Flee arasındayım. Flee diğer 4 adaya göre çok daha ciddi konuları ele alan bir film olduğu için hangisi kazanır bilemiyorum. Zaten film Belgesel kategorisinde de aday ama ben oradaki filmleri izlemedim, eğer o kategoriyi kazanırsa animasyonun kazananının Encanto olacağını düşünüyorum. Gönlümden geçen isim ise The Mitchells vs. the Machines ancak Encanto o kadar başarılı oldu ki Akademi'nin bunu göz ardı etmesi imkansız.

EN İYİ FİLM KURGUSU: The Power of the Dog dediğim bir başka kategori daha. Belki bir ihtimal Dune alabilir.

EN İYİ PRODÜKSİYON TASARIMI: Hiç emin olamadığım bir kategori. Gönlümden West Side Story geçiyor, kazanma şansını da çok yüksek görüyorum ama Nightmare Alley ve The Tragedy of Macbeth'in de güçlü adaylar olduğunu düşünüyorum. Hatta Dune bile bana bir sürpriz yapıp kazanan olabilir.

EN İYİ KOSTÜM TASARIMI - EN İYİ MAKYAJ VE SAÇ TASARIMI: Kostüm için Cruella, saç-makyaj için The Eyes of Tammy Faye. Bu ikili bu kategorilerde ödülleri alamazsa verilen emeklere büyük ayıp edilir :)

EN İYİ GÖRSEL EFEKT - EN İYİ SES: İkisi için de Dune diyorum.

EN İYİ ÖZGÜN MÜZİK - EN İYİ ÖZGÜN ŞARKI: Disney adaylıkların Akademi'ye tanıtımı öncesi We Don't Talk About Bruno'nun başarısını ön görebilseydi bu iki kategoride tahminler çok daha kolay olacaktı. Özgün Müzik'te Encanto'nun başarısı göz önünde bulundurularak ödülün Germaine Franco'ya verileceğini düşünüyorum. Özgün Şarkı'da ise tahminim Billie Eilish'in No Time to Die filminde kullanılan No Time to Die şarkısı, favorim ise Van Morrison'ın Belfast için yeni düzenlemeyle kaydettiği Down to Joy'u.


Evet, benden tahminler bu kadar. Kalan kategorilerin filmlerini izlemediğim için yazma gereği duymadım. Seçimlerime şöyle bir bakınca The Power of the Dog ve West Side Story'nin öne çıktığını, Dune'un da o kadar adaylığına rağmen geride kaldığını görüyorum. Akademi benimle aynı fikirleri paylaşacak mı hafta sonu hep beraber göreceğiz. Törenden sonra bu yıl son bir Oscar muhabbetiyle sezonu kapatırım diye umuyorum. 

Etkinliğimizin ev sahibesi sevgili Oytunla Hayat'ın tahmin yazısında etkinliğe katılan diğer blogların tahminlerine de ulaşabilirsiniz.

17 Mart 2022 Perşembe

Oscar 2022 Filmleri Maratonu #6

Perşembe, Mart 17, 2022 7
Oscar 2022 Filmleri Maratonu #6

 Selamlar, nasılsınız?

Şu kadar gün kaldı, daha bilmem kaç filmim var, yetişecek mi vs. derken hele şükür izlemeyi planladığım 26 Oscar adayı filmi izlemeyi de, yorumlamayı da bitirdim. Ancak elbette asıl olay filmleri izledikten sonra başlıyor; daha tahminler, tören günü ve pek tabii tören sonrası var... Yolumuz uzun, gençliğimiz var diyelim o halde :)

Şu zamana dek hakkında görüşlerimi yazdığım filmlerin yazıları için buraya tıklayabilirsiniz. Bu yazıda yer alan 6 filmin kimini geçen sene sinemada, kimini de evde izlemiştim. O yüzden hepsini bu yazıda buluşturan ortak nokta aradan zaman geçmesi sebebiyle kimi detaylara hakim olmayışım olacak.

1 ayı biraz aşan bir süreçte 6 filmden 26 filme gelmek, bunu da genel olarak sıkılmadan yapabilmek normal şartlarda benim harcım değildi. Kendi adıma yoğun geçen bir zamanda bunu yapabildiğim için mutluyum. Yapabilmemin en büyük sebeplerinden biri burada sevgili Oytun'la Hayat'ın düzenlediği etkinlik kapsamında blog komşularımla görüşlerimizi paylaşabilmemiz oldu. Her birine değerli yorumlarıyla filmlere farklı noktalardan bakabilmemi sağladıkları için kocaman teşekkürler ediyorum. Dilerim gelecek senelerde de bu keyifli etkinliği beraber sürdürme şansımız olur. :)

15 Mart 2022 Salı

Oscar 2022 Filmleri Maratonu #5

Salı, Mart 15, 2022 10
Oscar 2022 Filmleri Maratonu #5

Merhabalar,

2022 yılının törenine aday Oscar filmlerini izlemeye ve yorumlamaya devam ediyorum. Bu süreçte görüşlerimi yazdığım filmlere dair yazıları bu linkten okuyabilirsiniz.

Bu yazıyla beraber izlemeyi planladığım bir film kalmadı, hedefimi tamamladım. Törene artık iyice yaklaşmış ve gün sayar hale gelmişken sonunda filmleri bitirebildiğim için mutluyum. Vize dönemime sarkacak diye aklım çıkıyordu, onun gazıyla olsa gerek nasıl bitireceğimi şaşırır hale geldim. Neyse ki sonu hüsranla sonuçlanmadı.

Benim izleyeceklerim bitti ancak bu son maraton yazısı değil, sırada bir tane daha var. O yazıda blogumda bu etkinliğe katılmadan önce izlediğim aday filmlerden kısaca bahsedeceğim ve böylece maraton dönemini kapatacağım.

10 Mart 2022 Perşembe

Oscar 2022 Filmleri Maratonu #4

Perşembe, Mart 10, 2022 7
Oscar 2022 Filmleri Maratonu #4

 

Selamlar,

2022 yılının törenine aday Oscar filmlerini izlemeye ve yorumlamaya devam ediyorum. Bu süreçte görüşlerimi yazdığım filmlere dair yazıları bu linkten okuyabilirsiniz.

Bu yazının yayına girdiği tarih itibarıyla izlemeyi planladığım 4 film kaldı. Artık sona yaklaşıyorum, aynı şekilde törene de epey az zaman kaldı. Sırada 2 maraton yazısı daha var, onlar bittikten sonra artık işin tahmin ve asıl istediklerim kısmına geleceğim ve dilerim bu yılın Oscar macerasını kapatacağım. En son böyle bir işe kalkıştığım 2017 yılında film izlemekten yorulur hale gelmiştim ancak bu sene filmlerin hepsi çok iyi olmamasına rağmen şükür öyle bir durum olmadı. Gerçi büyük konuşmamak lazım, izleyeceğim son 4 film bana büyük bir şok yaşatmasın sonra. :)

9 Mart 2022 Çarşamba

Oscar 2022 Filmleri Maratonu #3

Çarşamba, Mart 09, 2022 10
Oscar 2022 Filmleri Maratonu #3



Merhabalar,

2022 törenine aday olan Oscar filmlerini izlemeye devam ediyorum. Bu süreçte görüşlerimi yazdığım filmleri okumak için bu linke tıklayabilirsiniz.

Etkinliğe katılan blogların çoğu ya filmleri bitirdi, ya da bitirmek üzere ancak benim bu yazının yazıldığı tarih itibarıyla izlemeyi planladığım 6 film daha var. Aslında ilk haftalarda hızlı bir başlangıç yapmıştım ancak geçtiğimiz haftalarda yaşananlar beni istemsizce yavaşlattı, filmlere başlasam da bir türlü kafamı veremeyince izlemeye devam edemedim pek çoğuna. Törene daha zaman olduğunu düşününce kalanları yetiştirmek yine de zor olmaz gibi duruyor ama bakalım, yetişebilecek miyim hep birlikte göreceğiz.

19 Şubat 2022 Cumartesi

Oscar 2022 Filmleri Maratonu #2

Cumartesi, Şubat 19, 2022 10
Oscar 2022 Filmleri Maratonu #2

 

Merhabalar,

Bu yazımda duyurduğum Oscar'a aday filmler maratonuna devam ediyorum. House of Gucci bu girişimim için ideal başlangıç olmamıştı ancak bu hafta izlediğim filmler beni sezona dair rahatlattı. Hatta Matrix dışında bu yıl ilk defa sinemaya gitmeme vesile oldu bu haftaki filmlerden biri.

En son "Aday olan tüm filmleri izlemeliyim!!" diye hırslandığımda sırf izlemek için izlediğimden olsa gerek, çoğu filmden kopmuştum. Şimdi o dönemin filmlerine bakınca bazılarını izlediğimi hatırlayamıyorum bile. Tekrar bunu yaşamayı hiç istemediğim için bu süreci bir zorunluluktan çok hobi seviyesinde tutmaya çalışıyorum ve şimdilik çok da iyi gidiyor. Önümde 13 film, 1 aydan birazcık uzun bir de zaman dilimi var. Bakalım nasıl geçecek :)

16 Şubat 2022 Çarşamba

Oscar 2022 Filmleri Maratonu #1

Çarşamba, Şubat 16, 2022 6
Oscar 2022 Filmleri Maratonu #1

Oscar sezonu açıldı. Aday filmleri her yıl tamamen izlemesem de takip etmeyi seviyorum bu dönemi. Beklenmeyen ödüllendirmeler, hakkı yenenler, yaşanan aksaklıklar... Hiçbir filmi izlemediğimde bile bir şekilde içine çekiyor bu tören beni. 

 Sektörde 2020'nin yaşattığı duraklama sonrası 2021 dolu dolu geçen bir yıl oldu, sinemalar ve elbette streaming servisleri canlandı. Ben de pek çok kişi gibi 27 Mart'a kadar bu keyifli sezonun aday filmlerinden izleyebildiğimi izleme kararı aldım. Geçenlerde sevgili Şule Uzundere'nin blogunda, Oytun'la Hayat blogunun düzenlendiği "2022 Oscar Filmlerini İzlemeye Var Mısınız?" etkinliğini görünce zaten ben de izleyeceğim için hemen katılmak istedim. 

Ben asıl olarak ana kategorileri izlemeyi planlıyorum ancak zaten o kategorilerde aday olan filmler teknik kategorilerin de çoğunluğunu kapsıyor. Şu zamana kadar izlediğim filmlerin altını çizdim, geri kalanlarını yavaş yavaş izleyip blogumda paylaşmaya çalışacağım. Hepsini tek tek yorumlayabileceğimi zannetmiyorum ancak görüşlerimi toplu yazılarda kısaca belirmeyi planlıyorum.

1 Mart 2016 Salı

Oscarlar, Tehditler ve Biraz Müzik

Salı, Mart 01, 2016 14
Oscarlar, Tehditler ve Biraz Müzik
Leonardo DiCaprio ve sonunda En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü
Baharın müjdecisi yepyeni bir aya başladık. Biraz geç de olsa 88. Academy Ödülleri hakkında bir iki şey yazmak istedim. Töreni canlı yayından izledim, genelde tamamını izleyemeyip uyuyakalırdım ancak bu sefer sırf DiCaprio için dayandım. 

Filmlerin hepsini izleme fırsatı bulamamıştım, ancak En İyi Film'i The Revenant almadığı için sevindim doğrusu. Lubezki ile En İyi Sinematografi'yi aldığı için de bir o kadar mutluyum. Hak edilen bir ödüldü.

Yılın favorilerinden olan Mad Max: Fury Road gece boyunca en çok ödül alan filmdi ve hepsi teknik anlamda ödüller. Bu ödüllerin de hak edildiği düşüncesindeyim. Belgesel dalında Amy ve animasyon dalında da Inside Out'un kazanacağına kesin gözüyle bakılıyordu ve sonuçlar da öyle oldu. Zaten tören çok sürprizlerle dolu sayılmazdı. "Acaba alır mı ki?" diye düşündüğüm Mustang'e Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü'nün verilmemesine sevindim bile diyebilirim. Linki bıraktım, yorumlarımı okuyarak neden böyle düşündüğümü anlayabilirsiniz.

Gelelim Leo'ya. Şükür kavuşturana diyorum. The Revenant'taki performansından sonra da alamazsa hiç alamazdı zaten. Pek sevindim. Hatta aşağıya da çok eğlenceli bir "tepki videosu" bırakıyorum.
----
Bu akşam Ekşi Sözlük'te bir başlık takıldı gözüme. Açtım ve okudum: 15 yaşında bir kız, bir başka kız arkadaşıyla tartışıyor ve tartışma sonucunda 2. kız, arkadaş çevresine 1. kızın telefon numarasını dağıtıyor. Bu arkadaş çevresi de, 1. kızı Whatsapp grubuna alıyor ve kıza "Kaşınma bak yeminle seni sokak ortasında taciz ederim." benzeri tehditler savuruyor! Olay nedir, ne olmuştur bilemiyorum ancak bir "insan" her ne olursa olsun nasıl böyle bir tehditte bulunabilir hala düşünüyorum ve anlam veremiyorum! Son zamanlarda sürekli olarak Twitter, Ekşi Sözlük ve bu tarzda pek çok insana ulaşılabilecek sosyal platformlardan taciz ve tehdite maruz kalan insanların yardım çağrılarını görüyorum ve sürekli olarak nasıl bir dünyada yaşadığımızı düşünüyorum. Nasıl bu kadar yozlaşabildik? Sanırım söylenecek çok şey var, ama artık vaziyet öyle korkunç ki ne deseniz anlamı olmayacakmış gibi geliyor.

Çok acı bir konu ama ne yazık ki gerçek.

Ve bu "acı ama gerçek" konuyu kapatarak bu aralar pek bir dinlediğim on şarkıyı paylaşmak istiyorum sizlerle. Beni bir nebze de olsa rahatlatabilen iki şeyden biri müzik. Belki sizin için de aynısı geçerlidir...

2CELLOS - Bang Bang ft. Sky Ferreira
Arctic Monkeys - You Know I'm No Good
Athena - Senden, Benden, Bizden
Marjan Farsad - Khooneye Ma
The Smiths - Last Night I Dreamt That Somebody Loved Me
Kurt Cobain - And I Love Her
Franz Ferdinand - Ulysses
David Bowie - Lazarus
Sons of an Illustrious Father - Moonshiner
Ve Game of Thrones özel: The National - The Rains of Castamere