Hırslandıkça "akış" bozuluyor. O bitmek bilmeyen yarışın koşuşturmacaları yalnızca yeni bir hedef belirlenmişken hatırlanıyor; diğer zamanlarda anlamsız, kaotik bir yolculuktan ibaret kalıyor. Gelgelelim bir terslik olduğunun farkındalığını yaşamak bu durumun çözüme kavuşacağının garantisini vermiyor. Dinginlikteki huzurun değerini anlamak için kazananı olmayan o yarışın içinde bir kez daha tükenip kaybolmak gerekiyor. Sonra bir daha, bir daha...
Ben tüm bu düşüncelerle boğuşup dururken arkada Madonna'nın Nothing Really Matters'ı çalıyordu. Bana adeta bir çıkış yolu gösteriyormuş gibi hissettirdikleri için şarkının sözlerini ana dilimde bir yere yazma ihtiyacı duydum, kendi çapımda çevirdim. Oldukça amatör bir dille, hızlıca karalanmış bu çeviriyi yazının sonuna ekliyorum.
Çok gençken,
Yoktu hiçbir şeyin önemi benim için
Kendimi mutlu etmekten başka
Bir tek ben vardım
Şimdi büyüdüm,
Değişti her şey
Asla eskisi gibi olmayacağım,
Senin sayende
Hiçbir şeyin önemi yok,
İhtiyacımız olan tek şey sevgi
Sana verdiğim her şey
Geri dönüyor bana
Hayatıma bakıyorum da,
Çok açık görünüyor bana
Çok bencilce yaşadım,
Bir tek ben vardım
Fark ediyorum,
Kimsenin kazanmadığını
Bir şey son buluyor,
Ve bir şey başlıyor
Hiçbir şeyin önemi yok,
İhtiyacımız olan tek şey sevgi
Sana verdiğim her şey
Geri dönüyor
Hiçbir şeyin önemi yok,
İhtiyacımız olan tek şey sevgi
Sana verdiğim her şey
Geri dönüyor bana
Silemez geçmişi hiçbir şey,
Gelecek gibi
Gönderemez karanlığı hiçbir şey,
Aydınlık gibi
Sen fırtınadaki sığınaksın,
Kollarında rahatlat beni
Hiçbir şeyin önemi yok,
İhtiyacımız olan tek şey sevgi
Sana verdiğim her şey
Geri dönüyor bana
Hiçbir şeyin önemi yok,
Tek ihtiyacımız olan şey sevgi
Sana verdiğim her şey,
Geri dönüyor bana
Hiçbir şeyin önemi yok

