vulnicure

27 Ağustos 2015 Perşembe

Hayal Gücünüzü Keşfedin: Dixit

Perşembe, Ağustos 27, 2015 0
Hayal Gücünüzü Keşfedin: Dixit
Merhaba, bugün çok farklı bir oyundan bahsetmek istiyorum. Aslında blogumun oyunlarla alakası yok :) Ama her telden çalan bir yer, hakkımda kısmımda belirttiğim gibi "benim ilgimi çeken her şey hakkında yazdığım kişisel bir yerdir."

Yanda gördüğünüz oyunun adı Dixit. Oyunu Jean-Louis Roubira tasarlamış. 2010 yılında da Spiel Des Jahres ödülü almış oyun. Peki neymiş bu Dixit diyorsanız kısaca açıklayayım. Oyun 3-6 kişiyle oynanıyor, ancak emin olun ne kadar kalabalık olursanız o kadar zevkli. Herkesin elinde aşağıda da fotoğrafı olan; masallardan fırlamış gibi görünen çok güzel kartlar var. Oyunun kutusunda aslında 84 tane varmış, ancak yurt dışında deli gibi oynanan bu oyunu buraya getiren bir akrabam oyunun iki versiyonunun kartlarını karıştırıp getirmiş. Oyunda her turda değişen bir anlatıcımız oluyor. Bir kart çekiyor ve o kartı anlatıyor. Ama nasıl anlatacağı oyunun en kritik noktası. Kartta ne olduğunu açıkça söylememeli, çünkü böyle olursa herkes kartı tahmin edebilir ve anlatıcı puan kazanamaz. Ancak yine de oyuncuların en azından birinin -kesinlikle hepsinin değil!- anlayabileceği şekilde de anlatmalı. Bu anlatım şekli bir kavram olabilir, bir cümle olabilir.


Sonrasında da oyuncular kendi kartlarından ortaya kart koyuyorlar. Ancak oyunculara da burada önemli bir şey düşüyor. Ortaya konulan kartlar biraz sonra karıştırılacak ve herkes anlatıcının kartının hangisi olduğunu bilmeye çalışacak. Diyelim ki anlatıcı X kartını anlattı. Anlatıcı oy veremez, kalan 2 kişi de oy verecekler. A oyuncusu, kendi ortaya koyduğu kartı tam da bu kavrama uydurduysa ve B oyuncusunu kandırdıysa ona da puan veriliyor. Kendisi zaten kartı ortaya atan kişi olduğundan cevabı da doğru bilebilir. Ayrıca, kartı hiç kimse bilemezse de anlatıcı puan alamıyor. Devamında da oyunun küçük bir kartondan kağıdında piyonlarınızı oynatıyorsunuz, puanlarınıza göre sahada ilerliyorsunuz. 30'a varan ilk kişi kazanıyor. Oyunun 6 kişiyle kısıtlı olma sebebi de bu zaten, bence burasına çok gerek yok. Bizde kartlar da çok daha fazla olunca zevkle oynadık.

Oyunun sizin hayal gücünüzü size gösteriyor. Ve de geliştiriyor. Hem de çok zevkli! Ancak şöyle bir sorun var: aynı kişilerle oyunu oynarsanız bir süre sonra onların kartlara bakış açılarını anlıyorsunuz ve oyun ilk tadını yakalayamıyor. Aynı kartlarla oynadıkça da zamanla ezberliyorsunuz, bu yüzden de oyunun birkaç versiyonunu çıkarmışlar.

Oyunu sanırsam Türkiye'de bulmak epey zor. Burada linkini paylaşmak adına Türk sitelerinde aradım ancak bir tanesinde bile stok yoktu. Ancak internette okuduğum kadarıyla, Beşiktaş'ta Kuka Cafe & Pub isimli mekanda oyun varmış. Amazon gibi bir yerden de satın alabilmeniz mümkün, belki Türk sitelerinde de ileride stokları yakalarsınız. Kendi kendinize kartlar çıkartıp bile oynayabilirsiniz bence :) Böyle bir oyunun ülkemizde olmamasına da epey üzüldüğümü söylemeliyim. Çok ama çok zevkli bir oyun.

YouTube'da sonradan oyunu kısaca oynayarak anlatan güzel bir video buldum:

26 Ağustos 2015 Çarşamba

F. Scott Fitzgerald - Muhteşem Gatsby

Çarşamba, Ağustos 26, 2015 0
F. Scott Fitzgerald - Muhteşem Gatsby
Özgün adı: The Great Gatsby
Yazarı: F. Scott Fitzgerald
Çeviren: Ceren Taştan
Sayfa sayısı: 206
Yayınevi: Martı Yayınları
Fiyatı: 12 TL

Yıllar önce daha iyi bir hayata sahip olmak için sevmediği bir adamla evlenen güzeller güzeli Daisy'yi bir türlü unutmayan Gatsby, kendini aşık olduğu kadını geri kazanmaya adar. Hiç bilmediği, zengin ve gösterişli bir dünyaya tutunmaya çalışan Gatsby, kirli ilişkilerden yakasını bir türlü kurtaramaz ve bu kırık aşk hikayesi, kahramanlarını tahmin edilmesi güç bir sona doğru götürür... (arka kapaktan)


YORUMUM:

Bugün bu kitabı bitirme kararı almasaydım yarın tam bir aydır elimde dolanıyor olacaktı kitap. Ben de neredeyse bir aydır blogumda yokum, ikisinin ortak sebebini açıklayayım en azından. Ağustos başından beri köy ziyareti, yazlık ziyareti, aile dostları ziyareti derken uzun bir süre evden uzak kaldım. Şu an da hala evde değilim ve görünüyor ki eylül ayına dek gidemeyeceğim. Bunca şey arasında Muhteşem Gatsby elimde kaldı, 100 sayfaya kadar kesik kesik okudum. Ancak bugün fırsatı da bulunca hemen bitireceğim deyip bitirdim. Blogum için söyleyebileceğim de şu an bu yazı hariç dört taslak biriktirdiğim. Her neyse, biz kitaba dönelim.

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Her Telden Öneriler #11: Yaz Tatilinde İzleyebileceğiniz Diziler

Çarşamba, Temmuz 29, 2015 5
Her Telden Öneriler #11: Yaz Tatilinde İzleyebileceğiniz Diziler
Merhaba,
Uzun zamandır Her Telden Öneriler adı altında önerilerimi paylaşmadığımı fark edince, ne yazık ki artık az kalmış yaz tatilinde izleyebileceğiniz "her telden" bazı dizileri IMDb puanlarına göre listeledim.

1) House of Cards (2013-)
Netflix yapımı en kaliteli dizilerden biri olan House Of Cards'ın başrolünde Kevin Spacey ve Robin Wright var. Politik bir drama dizisi House of Cards. Olaylar, Frank Underwood'un kendisine vaad edilen ABD Dışişleri Bakanı pozisyonuna başkasının atanmasıyla gelişiyor.

3 sezon yayınlanan dizi izleyicileri tarafından çok büyük ilgi görüyor ve bana kalırsa sonuna dek de hak ediyor. Konuyu işleyişi, kalitesi ve muhteşem oyuncu kadrosu da bunun en büyük etkenlerinden.

IMDb puanı: 9,1


2) Better Call Saul (2015-)
Breaking Bad efsanesini duymayan kaldı mı? Dünyanın en iyi dizilerinden biri olarak gösterilen Breaking Bad'deki karakterlerden Saul Goodman'ın dizisi Better Call Saul. Dizi, Breaking Bad'in öncesine gidiyor. Hatta bir yerde yorum olarak finalinde Walter ile tanışması olabilir diye okumuştum ve hoşuma gitmişti.

Diziden şu ana kadar 10 bölüm yayınlandı ve sezon arasına girdi. Sevmemenize imkan yok diyecek kadar iddialıyım dizi hakkında.

IMDb puanı: 9,0






3) Friends (1994-2004)
Yayınlandığı 10 sezon boyunca daima izleyicisini güldürmüş, komedi efsanesi olarak anılan bir dizi Friends. Çok büyük ihtimalle izlediğinizi düşünüyorum ancak yaz tatilinde bir kez daha izleyip gülmeye ne dersiniz?

Güzel, şımarık ve zengin Rachel Green düğününden kaçar ve New York'taki eski arkadaşı Monica'yı bulmaya karar verir. Bundan sonra da Monica Geller, Rachel Green, Joey Tribbiani, Chandler Bing, Phoebe Buffay ve Ross Geller'ın günlük hayatlarındaki olayları 10 sene boyunca izliyoruz.

IMDb puanı: 9,0



4) Downton Abbey (2010-)

İngilizlerin çok sevdiği tarihi drama dizisi Downton Abbey, Lord Crawley'in köşkünün mirasçısının Titanic kazasında ölümüyle aniden Manchester'lı bir avukat olan uzaktan kuzeni Matthew'un mirasçı olmasının etrafında gelişen olayları anlatıyor.

Dizide hizmetçilerin de hayatlarına büyük kesit veriliyor ve bol bol entrika dönüyor. Benim açımdan zamanla sıkıcı bir diziye dönüştüğünden ben bıraktım, ancak ilk sezonları gerçekten harikaydı ve izlenmeye değerdi. 5. sezon finalini yapan dizi, Eylül'de son sezonuyla ekranlara gelecek.

IMDb puanı: 8,8


5) BoJack Horseman (2014-)
17 Temmuz'da 2. sezonu yayınlanan Netflix çıkışlı dizide eskiden çok ünlü bir dizide oynamış ancak sonradan ününü kaybetmiş bir at-adam olan BoJack'in ününü tekrar kazanma çalışmaları yer alıyor. Seslendirme ekibinde Aaron Paul var, ayrıca 2. sezonda da Lisa Kudrow katılmış. Ben 2. sezonu henüz izleme imkanı bulamadım, 1. sezon çok harika değildi. Ortalamanın üstündeydi sadece, ama bazen çok iyi ince mizah yapan bir animasyon dizisi. Sırf onlar için izlenebilir gibi. Henüz adını Türkiye'de çok duyuramadı, bu yüzden çeviriyle izleyenler bulabilir mi pek bir fikrim yok. Geçtiğimiz günlerde Dizilab'e bu konuda bir mail gönderdim. Belki ileride görürüz. 

IMDb puanı: 8,3



6) Pretty Little Liars (2010-)
5 kişilik bir arkadaş grubunda grubun lideri ve Rosewood'un Queen Bee'si Alison DiLaurentis, bir akşamki pijama partilerinde kaybolur ve bulunamaz. Bir sonraki yıl, cesedi eskiden yaşadığı evin arka bahçesinde işçiler tarafından bulunur. Geride kalan arkadaşları Aria Montgomery, Spencer Hastings, Emily Fields ve Hanna Marin de sadece Alison'ın bildiği eski sırları ve şu anki hayatlarındaki sırları ile "A" takma adlı gizli birinden sürekli mesajlar almaya başlarlar. Alison'ın kayboluşundan sonra dağılan kızları bu mesajlar tekrar bir araya getirir.

Gençlik dizileri arasından konusuyla sıyrılan PLL, 11 Ağustos'ta da Game Over Charles'ıyla umarım pek çok soruya cevap vererek 6. sezon yaz finaline giriyor. Sıkıcı geçen bir yaz tatilindeyseniz kesinlikle ilginizi çekebilecek bir dizi.

IMDb puanı: 7,9

Sanırım benden bu kadar. Altıdan daha fazla dizi önermeyi düşünüyordum ancak sonradan vazgeçtim. Umarım fikir vermişimdir ve ilginizi çeker.

27 Temmuz 2015 Pazartesi

Aldous Huxley - Cesur Yeni Dünya

Pazartesi, Temmuz 27, 2015 2
Aldous Huxley - Cesur Yeni Dünya
Özgün adı: Brave New World
Yazarı: Aldous Huxley
Çeviren: Ümit Tosun
Sayfa sayısı: 317
Yayınevi: İthaki Yayınları
Fiyatı: 16 TL

"Cesur Yeni Dünya" bizi "Ford'dan sonra 632 yılına" götürür. Bu dünyanın cesur insanları kapısında "Cemaat, Özdeşlik, İstikrar" yazan Londra Merkez Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi'nde üretilirler. Kadınların döllenmesi yasak ve ayıp olduğu için, 'annelik' ve 'babalık' pornografik birer kavram olarak görülür. Toplumsal istikrarın temel güvencesi olan şartlandırma hipnopedya -uykuda eğitim- ile sağlanır. Hipnopedya sayesinde herkes mutludur; herkes çalışır ve herkes eğlenir. "Herkes herkes içindir." (arka kapaktan)

25 Temmuz 2015 Cumartesi

"Cesur Yeni Dünya"

Cumartesi, Temmuz 25, 2015 2
"Cesur Yeni Dünya"
Briggite Bardot
Sanırsam 2 haftalık sessizliğimi bu yazıyla bozacağım. Aslında bu tarzda bir yazıyla dönmek gibi bir niyette değildim, yine de madem başladım bitireyim.

Özellikle sosyal medyada bir amaca sahip olmayan insanlar görüyorum. Siz de görüyorsunuzdur. Amaçsızlıktan kastım boş insanlar aslında. Zamanında Einstein'ın da "Korkarım teknoloji bir gün insan iletişiminin önüne geçecek. Dünyada salakların nesli olacak." dediği şekilde salaklaşan, okumaktan/öğrenmekten aciz, duyduğu şeyi doğru kabul eden ve araştırma gereği duymayan, küfreden ve bunu çok büyük bir marifet olarak gören, klavyesinin arkasında dilediğini söyleyebilen ancak önüne gelince tıkanan, çünkü iki kelimeyi yan yana getiremeyen insanlardan bahsediyorum aslında. Hayata dair kattığı bir şey olmadığı halde, katanları da suçlu kabul eder bu insanlar genelde.

Amacım sitem etmek değil, asla değil. Zaten benim henüz 100 üyeye dahi ulaşamamış kişisel blogumda ettiğim sitem dünyayı değiştiremeyecek. Sadece artık son zamanlarda böyle insanların ciddi oranda arttığını düşünüyorum, bunun değişmesi gerektiğini de biliyorum. Ben kendime çok zeki veya sürekli dünyayı değiştirmeye çalışan biri mi diyorum peki? Hayır. Sadece ve sadece, elimden geleni ardıma koymam. Amaçlarım uzun zamandır bellidir; yeni şeylere de açık olarak onlara ulaşmaya çalışırım. Dünyada olan şeylere tepkimi koymaya çalışırım, memnunsam bunu belirtirim. Bir şeyler hakkında fikir sahibi olmaya da çalışıyorum, kısacası kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Belki de bizdeki sorun "düşünmekten korkma" olayıdır.

11 Temmuz 2015 Cumartesi

Dover Sahili

Cumartesi, Temmuz 11, 2015 0
Dover Sahili
(...)
Bir zamanlar inanç denizi de
Böyle kabarmış ve sarmalamıştı
Dünyanın tüm kıyılarını,
Parlak, fırfırlı bir kuşak gibi.
Fakat şimdi sadece yavaş yavaş çekilen dalgaların
Hüzünlü gürültüsü geliyor kulağıma.
Geniş, kasvetli kıyılardan topladıkları çıplak çakıl taşlarını
Gece rüzgârının nefesine katıyorlar.
Ah sevgilim, birbirimize içten olalım.
Çünkü dünya hayaller ülkesi gibi önünde uzanır.
Öyle çeşitli, öyle güzel, öyle yeni...
Ama ne neşesi, ne sevgisi, ne ışığı gerçek
Ne bir huzur, ne bir kesinlik, ne acıya çare var
Büyüyen bir karanlık içinde
Karanlık bir ovadayız.
Savunma ve kaçışın şaşkın aralıklarında sürüklenen
Geceleyin çarpışan cahil ordular gibiyiz.
- Matthew Arnold

Caitlin R. Kiernan - Boğulan Kız

Cumartesi, Temmuz 11, 2015 2
Caitlin R. Kiernan - Boğulan Kız
Özgün adı: The Drowning Girl
Yazarı: Caitlin R. Kiernan
Çeviren: Özde Çakmak
Sayfa sayısı: 344
Yayınevi: Optimum Kitap
Fiyatı: 19 TL

Indiana Morgan Phelps -arkadaşları ona kısaca Imp der- bir şizofreniktir. Artık kendi aklına güvenemez çünkü hatıralarının ona bir şekilde ihanet ettiğine ve onu kendi kimliğini sorgulamaya ittiğine ikna olmuştur. Imp, gerçeklik algısıyla mücadele ederek kötü niyetli bir sirenle, ona yabani bir kız görünümünde gelen, yardıma muhtaç bir kurtla ya da çok ama çok daha tuhaf bir şeyle karşılaşmasına dair doğruları su yüzüne çıkarmalıdır. (arka kapaktan)