vulnicure

7 Mart 2022 Pazartesi

Pera Palas'ta Gece Yarısı | Dizi Yorumu

Pazartesi, Mart 07, 2022 27
Pera Palas'ta Gece Yarısı | Dizi Yorumu

Geçtiğimiz günlerde yayınlandığından beri dillerden düşmeyen Pera Palas'ta Gece Yarısı'nı, tüm bitirilmişliğine rağmen hala bir Beyoğlu aşığı olarak hafta sonu izledim. Ayrıca şubat ayında Blogları Canlandırma Projesi'nin teması olan "kısa dizi/film veya kitap" için 8 bölümlük süresiyle tam uyduğu için diziye dair fikirlerimi buraya taşımak istedim. 

Dizinin konusu ilgi çekici: Esra adlı bir gazeteci, Pera Palas hakkında bir yazı yazmakla görevlendirilince otele gidiyor. Otelin tarihi atmosferinde büyülenen Esra bir şekilde zamanda yolculuk yaparak kendini 1919 yılında buluyor ve Türkiye tarihini değiştirecek bir suikast girişimi hazırlıklarından haberdar oluyor. Tarihin akışını korumak için bu suikasti önlemeye çalışırken bir yandan gittiği yıla uyum sağlamaya çalışıyor.

Türk televizyonunda yaratıcı işleri görememekten dert yanıyoruz her zaman. Yaratıcı projeler ortaya çıkıyorsa bile ya izleyici bulamıyor, ya da bulamayacağı düşünüldüğünden olsa gerek hiç bu toplara girilmiyor. Böyle bir ortamda Netflix gibi dev streaming platformlarının Türkiye'de orijinal içerikler yayınlamaya başlaması çok büyük bir şans kapısı oldu ancak yine de ortaya çıkanlar genel olarak pek beğeni toplayamadı. Tıpkı Hakan Muhafız gibi tarihe fantastik bir yorum getiren bu dizi beni konusuyla cezbetse de bahsi geçen diğer dizi tam bir facia olduğu için korkmadan da edememiştim. Pera Palas'ta Gece Yarısı tüm kusurlarını hesaba katınca pek de iyi bir iş olamasa da kendini izletmeyi ve seyircisine keyif vermeyi başarıyor. Ben izleme konusunda zamanlamamı doğru denk getirmişim çünkü dizi tam olarak hafta sonu hızlıca izlenecek çıtır çerez kıvamında.

3 Mart 2022 Perşembe

Şubat'22 Raporu

Perşembe, Mart 03, 2022 11
Şubat'22 Raporu

Merhabalar,
Dersler, filmler, gündem derken şubat ayı ne ara geldi de geçti bitti inanın hiç bilmiyorum. Daha yeni girmiştik 2022'ye ama 2 ayını devirmişiz bile. 

Dönüp fotoğraf galerime bakıyorum da, bu ay pek dışarı çıkmamışım. Çıktıklarım da zaten hep  arkadaşlarımla oturup muhabbet ettiğim zamanlardı. Bir değişiklik olarak gittiğim tek yer yukarıda fotoğrafını kullandığım Dasdas'ın X Media Art Museum'daki Leonardo Da Vinci: Yapay Zeka Işığın Bilgeliği / Cern'den Nasa'ya İnsanlık ve Metaverse isimli dijital sergisiydi. İlginç bir tecrübeydi ama çok da bayıldığımı söyleyemeyeceğim. Eğer boş zamanlarına denk gelirseniz kendinizi ve yanınızdakileri yıllarca profil fotoğrafı yapacak kadar iyi şekilde fotoğraflama şansınız çok yüksek. Kısacası telefonumun galerisini şenlendirmesi dışında bana çok hitap etmedi burası.

Şubat ayı asıl olarak bloguma yıllar sonra döndüğüm aydı benim için. Hedeflediğim kadar çok yazı yazamamışım ama yılların paslanmışlığı sonrası fena da gitmedim sanki :) Umarım mart ayı çok daha verimli olur. Şu sıralar kafamda bir sürü taslak fikri var. Hepsini bir köşeye not aldım, bu hafta sonu İstanbul'a döndükten sonra yavaş yavaş onları yazmak istiyorum.

27 Şubat 2022 Pazar

Savaşa Hayır

Pazar, Şubat 27, 2022 14
Savaşa Hayır

Hayatın bitmek bilmeyen olumsuzluklarını buraya taşımayı çok sevmiyorum aslında ama kalbim kırık. Birkaç gündür duyduklarımız canımı yakıyor. Bir yakınım ailesinin yine sığınaklara koştuğunun ve güvenliklerinden endişe duyduğunun mesajını gönderirken bir yandan bizzat tanıdığım başka insanların bu acımasız işgali haklı çıkarmaya çalıştığı korkunç yorumları okuyorum. Kraldan çok kralcı herkese bu acıyı Ukrayna halkına reva gördükleri için hem kızgınım, hem kırgınım. Sosyal medya anlık haber için çok işe yarıyor, evet, ama bir yandan tanıdıklarımızın bilmediğimiz veya görmemek için direndiğimiz yönlerini bize gösteriyor. Yine de söz konusu her gün yüz göz olduğunuz insanlar olunca cehalet daha mı iyiydi, emin olamıyorsunuz.

Bizler şanslıyız ki bizim için hayat devam ediyor, günlük telaşımıza dönebiliyoruz ama bir yerlerde birileri savaşın soğuk gerçekliğinin bizzat içinde. Her zaman olduğu gibi olan da masum insanlara oldu, olmaya devam edecek. Bizim elimizden gelense bitmesini temenni etmek ve bu yaşananları unutturmamak.

20 Şubat 2022 Pazar

Pazar Sabahı Albümleri

Pazar, Şubat 20, 2022 12
Pazar Sabahı Albümleri



 Dinlediğim albümleri veya şarkıları belli zaman dilimleriyle, mevsimlerle ve hatta bazen anılarla eşleştirmeyi çok seviyorum. Bu eşleşme spontane gelişiyor; bazen tek dinleyişte, bazen de 20. kez dinlerken birdenbire bu hissiyata kapılıyorum. Bir kere kapıldıktan sonra o parçaları kolay kolay bırakamıyorum. 

Pazar sabahlarının da bu eşleştirmeden kaçar yanı yok elbette. İstanbul kalabalığını da bahane ederek genelde evde olmayı tercih ettiğim bir gün olduğu için kulaklıkları, bazen de hoparlörü bağlıyorum hemen telefonuma. Erken kalktığım, soğuk, hafif yağmurlu bir sonbahar-kış pazar sabahı, yapacak işlerim de yoksa benim için çok keyifli oluyor. Evin, sokağın birkaç saatlik sessizliğini bu pazar sabahı müzikleri ile biraz da olsa dindirmek veya kulaklıklarımı takıp yürümek bu dingin güne dair en sevdiğim aktiviteler. Bu yüzden bu zaman dilimine özgü hissettiğim birkaç albümü derlemek istedim.


19 Şubat 2022 Cumartesi

Oscar 2022 Filmleri Maratonu #2

Cumartesi, Şubat 19, 2022 10
Oscar 2022 Filmleri Maratonu #2

 

Merhabalar,

Bu yazımda duyurduğum Oscar'a aday filmler maratonuna devam ediyorum. House of Gucci bu girişimim için ideal başlangıç olmamıştı ancak bu hafta izlediğim filmler beni sezona dair rahatlattı. Hatta Matrix dışında bu yıl ilk defa sinemaya gitmeme vesile oldu bu haftaki filmlerden biri.

En son "Aday olan tüm filmleri izlemeliyim!!" diye hırslandığımda sırf izlemek için izlediğimden olsa gerek, çoğu filmden kopmuştum. Şimdi o dönemin filmlerine bakınca bazılarını izlediğimi hatırlayamıyorum bile. Tekrar bunu yaşamayı hiç istemediğim için bu süreci bir zorunluluktan çok hobi seviyesinde tutmaya çalışıyorum ve şimdilik çok da iyi gidiyor. Önümde 13 film, 1 aydan birazcık uzun bir de zaman dilimi var. Bakalım nasıl geçecek :)

17 Şubat 2022 Perşembe

House of Gucci (2021) | Film Yorumu

Perşembe, Şubat 17, 2022 13
House of Gucci (2021) | Film Yorumu


Yönetmen: Ridley Scott
Senaryo: Becky Johnston, Roberto Bentivegna
Oyuncular: Lady Gaga, Adam Driver, Jared Leto, Jeremy Irons, Al Pacino, Salma Hayek, Jack Huston, Camille Cottin, Reeve Carney, Mădălina Diana Ghena, Youssef Kerkour
Süresi: 158 dakika
Ülke: Amerika Birleşik Devletleri


Bu yazımda 2022 Oscar Ödüllerine aday filmleri izlemeye başladığımı söylemiştim. İronik bir şekilde ilk durağım tek adaylığı En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı olan House of Gucci oldu. Filmin hikayesi bilindiği ve ilgi çektiği için, yönetmeni de Ridley Scott gibi büyük bir isim olduğu için film daha vizyona girmeden tören için umut vaat ediyordu. Ancak adaylıklar konusunda çıkan sonuç malum, film de genel izleyici kitlesinin beğenisini pek kazanamadı. Hal böyle olunca vizyon döneminde filmin uzun süresini de göz önünde bulundurarak izlemeyi bir süre askıya almıştım. Ancak açıklanan adaylıklar sonrası internet Lady Gaga'nın hakkının yendiğini konuşmaya başlayınca daha fazla ertelemek istemedim ve geçtiğimiz günlerde filmi izledim. 

House of Gucci, meşhur markanın bir dönem başında olan Maurizio Gucci ve eşi Patrizia Reggiani'nin tanışma hikayesiyle başlıyor. Kısa sürede aşık olan çiftin moda devi markanın başına geçmeden önceki sade yaşantıları ve sonrasında Gucci ailesiyle girdikleri güç savaşlarının çifti getirdiği nokta konu alınıyor. Film gerçek bir hikayeden uyarlandığı için spoiler sayılır mı bilemiyorum, yazının devamını bunu göz önünde bulundurarak okuyabilirsiniz.

16 Şubat 2022 Çarşamba

Oscar 2022 Filmleri Maratonu #1

Çarşamba, Şubat 16, 2022 6
Oscar 2022 Filmleri Maratonu #1

Oscar sezonu açıldı. Aday filmleri her yıl tamamen izlemesem de takip etmeyi seviyorum bu dönemi. Beklenmeyen ödüllendirmeler, hakkı yenenler, yaşanan aksaklıklar... Hiçbir filmi izlemediğimde bile bir şekilde içine çekiyor bu tören beni. 

 Sektörde 2020'nin yaşattığı duraklama sonrası 2021 dolu dolu geçen bir yıl oldu, sinemalar ve elbette streaming servisleri canlandı. Ben de pek çok kişi gibi 27 Mart'a kadar bu keyifli sezonun aday filmlerinden izleyebildiğimi izleme kararı aldım. Geçenlerde sevgili Şule Uzundere'nin blogunda, Oytun'la Hayat blogunun düzenlendiği "2022 Oscar Filmlerini İzlemeye Var Mısınız?" etkinliğini görünce zaten ben de izleyeceğim için hemen katılmak istedim. 

Ben asıl olarak ana kategorileri izlemeyi planlıyorum ancak zaten o kategorilerde aday olan filmler teknik kategorilerin de çoğunluğunu kapsıyor. Şu zamana kadar izlediğim filmlerin altını çizdim, geri kalanlarını yavaş yavaş izleyip blogumda paylaşmaya çalışacağım. Hepsini tek tek yorumlayabileceğimi zannetmiyorum ancak görüşlerimi toplu yazılarda kısaca belirmeyi planlıyorum.